Image default
En Güzel Yerler İstanbul Tarihi Mekanlar Tavsiye Yerler

İstanbul Avrupa Yakası Gezilecek Yerler

İstanbul Avrupa Yakası Gezilecek Yerler

Ülkemizde bulunan doğal güzellikler ve tarihteki başarıların çoğunluğu İstanbul Avrupa Yakası Gezilecek Yerler almaktadır. Birçok ili, ilçesi olan gizemli, bazen de kahramanca olayları ile dünyanın ilgisini olumlu bir yönde üzerinde bulunduran bu büyülü şehir, herkesin gezmesi gereken bir yer. İstanbul dört bir yandan zaman zaman acıya, kahkahaya, başarıya, başarısızlığa ve ulaşılmayacak aşklara maruz kalmış, olumlu ya da olumsuz ne varsa her şeyi atlanmış güçlü bir şehirdir. Böylesine güçlü ve ayakları üzerinde sapasağlam durmuş, gelmiş geçmiş en güçlü devleti olan Osmanlı Devletine ev sahipliği yapmış şehirde bulunmayı kim istemez ki.

İstanbul tarihi olaylara ev sahipliği yapmasından dolayı farklı ülkelerden gelen ziyaretçilerin uğrak noktası haline gelmiştir. İstanbul, gezdikçe bitiremeyeceğiniz, kimsenin görmediği eşsiz güzelliklerle karşılaşabileceğiniz gerçek manada büyük bir şehir.Uzun süreli çalıştıysanız, ya da şu sıralar tatile çıkmayı düşündüyseniz, İstanbul’u uğrayabileceğiniz yerler listesine mutlaka ekleyiniz. Kaliteli bir tatil geçirmek ve İstanbul’un kalbine inmek için gezebileceğiniz önem arz eden yerleri listeledik. Sizlere tavsiye etmiş olduğumuz yerleri gezi listenize dahil ederek, planlarınızı daha bilinçli bir şekilde yapmanıza katkıda bulunabilirsiniz. Bir çağı açıp, bir çağı kapatan dünyalara hükmetmiş padişahları, içerisinde bulunan sarayları, ilk günkü hissiyatla gezmeye ne dersiniz? İşte İstanbul Avrupa Yakasında Gezilebilecek Yerler;

Eminönü

Eminönü
Eminönü

Yüzlerce turistin ilk başlangıç noktası ve konaklama yeri olarak da tercih konusu olan yer, alışveriş yada hediyelik eşya denildiğinde ilk akla gelen yerlerden bir tanesidir. Elektronik malzeme, kuyumcu, yiyecek, içecek ve giyim gibi yüzlerce dükkan yer almaktadır. Eğer Eminönü’ne ilk defa geliyorsanız, burada otobüs duraklarının yanında yer almakta olan tekne içerisindeki meşhur Balık Ekmek yapmadan gitmeyin derim.

Galata Köprüsü

Galata Köprüsü
Galata Köprüsü

Sizlerde eğer balık tutmayı seviyor ve yemek istiyorsanız, Galata Köprüsü tam size göre. Balık tutmasını seven bir çok kişinin burada gün boyunca atmakta oldukları oltalar ile evlerine balık götürmektedirler. Ayrıca Galata köprüsü altında yer almakta olan 25’den fazla balık restoranı da yer almakta olup, şehrin meşhur bir yeri olarak bilinmektedir.

İstanbul Boğazı

İstanbul boğazı gezilecek yerler
İstanbul boğazı gezilecek yerler

İstanbul’da gezilecek yerler listenizin en başında yer alması gereken bu dünyanın en büyüleyici yerlerinden bir tanesi olanda İstanbul Boğazı’dır. İki kıtayı birbirine bağlayan İstanbul Boğazı, en ihtişamlı manzarayı gözler önüne sermekte olan dokusu ile gezginlerin en uğrak noktalarından bir tanesidir. İstanbul’a gelip de boğaz turu yapmadan olmaz. Şehrin çeşitli noktalarından kalkmakta olan tekneler ile sizlerde İstanbul Boğaz Turu yapabilirsiniz. Eminönü, Ortaköy veya Üsküdar gibi noktalardan kalkmaka olan turlar 1 2 saat boyunca sizi gezdirmektedir. Tur esnasında gezi yapılırken sizlere geçilen yerler hakkında bilgi verilmektedir.

Topkapı Sarayı

Topkapı Sarayı
Topkapı Sarayı

İstanbul Avrupa Yakası Gezilecek yerler listenize Topkapı Sarayı’nı da ekleyebilirsiniz. Sarayburnu’nda yer almakta olan Topkapı Sarayı, 700.000 metrekarelik bir alan üzerinde 1460-1478 seneleri arasında inşa edilmiş olup, 4 yüzyıl süresinde Osmanlı İmparatorluğun’a ait yönetim merkezi olarak kullanılmıştır. İç içe şekilde inşa edilmiş olan ve 4 avludan oluşturulan saray, 1924 senesinde Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk müzesi olarak halka açılmıştır.

300 bin parçalık koleksiyona ev sahipliği yapmakta olan bu büyüleyici yer en çok ilgi çekmekte olan bölümü Bağdat Köşkü, Divan-ı Hümayun, Harem ve Kutsal Emanetler oluşturmaktadır. Bu müzeyi tam şekilde gezmek istiyorsanız eğer 2 3 saatinizi ayırmalısınız.

Kız Kulesi

Kız Kulesi
Kız Kulesi

Şehrin bir simgesi haline gelmiş olan Kız kulesi, İstanbul’a turist olarak gelmekte olan kişilerin ilk duraklarından bir tanesidir. Tarihe göre ilk defa M.Ö. 410 senesinde bahsedilmiş olan Kız Kulesi, Atinalı Alkibiades tarafından yaptırılmıştır. İnşası bittikten sonra yüzyıllar süresince boğazdan geçen gemi trafiğini kontrol etmek amacı ile kullanılmış olan kule, karaya yakın fakat şehirden izole olmasından dolayı zamanla efsaneye konu haline gelmiştir. 1995 ile 2000 tarihleri arası gerçekleştirilmiş olan geniş çaplı yenileme çalışmalarından sonra halka açılan, günümüzde müze ve restoran olarak kullanılan bir bölgedir. Salacak kısmından kalkmakta olan ufak tekneler ile geçmeniz mümkündür. Ayrıca karşısında yer almakta olan minderli merdivenlerde oturarak manzaraya karşı kahvenizi içmeniz mümkündür.

Rumeli Hisarı

Rumeli Hisarı
Rumeli Hisarı

Geçmiş dönemlerde farklı isimlerle anılmış olan Rumeli Hisarı, fetih öncesinde boğazın güvenliğini sağlamak adına Fatih’in emri ile 15 Nisan 1452 tarihinde inşasına başlanmış bir yerdir. 30 dönüm araziyi kaplamakta olan askeri yapının tamamlanma süresi bilinmemektedir.

Yapım esnasında 300 usta ve 750 ye yakın işçinin çalışmakta olduğu hisarın en önemli bölümlerinden, yapım çalışmaları esnasında denetimlerini yapmakta olan paşaların adları ile anılan kulelerden oluşmasıdır. Sanatsal etkinliklere de ev sahipliği yapmakta olan tarihi yapıda fetih zamanında kullanılmakta olan topları, gülleri ve boğazın kapatılması için yapılıp kullanılmış olan kuleleri görmeniz mümkündür.

Pierre Loti Tepesi

Pierre Loti Tepesi
Pierre Loti Tepesi

Eşsiz bir manzara sahip olan Pierre Loti tepesi, İstanbul’un en güzel yerlerinden bir tanesidir. Muhteşem manzarası ile büyüleneceksiniz. Ayrıca burada yer alan cafelerde çayınızı içerken, manzarayı seyretmeniz mümkündür. Cafelerde yer bulmakta kolay değil 🙂 Kalabalık olan bu yerde ufak bir bijuteri pazarı da yer almaktadır. İstanbul’a gidip de buraya gitmeden dönmeyin.

Sultanahmet Camii

Sultanahmet Camii
Sultanahmet Camii

İstanbul’un en önemli camilerinin başında gelmektedir. İç kısmına renk katan 22.000 çininin renginden dolayı ‘Mavi Cami’ adı ile anılmakta olan Sultanahmet Camii, 1609 ile 1616 seneleri arasında dindarlığı ile bilinmekte olan I. Ahmet tarafından Mimar Sedefkar Mehmet Ağa’ya yaptırılmıştır. Bu yapının önemli özelliklerinden olan, İstanbul’un tek minareli camisi olmasıdır. Ayasofya’nın tam karşısında yükselen bu kudretli cami, medrese bölümü günümüzde başbakanlık arşivi şeklinde kullanılmakta olan çarşı, mektep, imaret, darüşşifa ve türbe gibi bölümleri ile büyük bir külliye içerisinde yer almaktadır. 11 ayın sultanı Ramazan ayında buraya mutlaka gelerek gezip görmeniz gerekir. Ramazan ayı süresinde çevresinde kurulmakta olan şenlikler bu bölgeye ayrı bir hava katmaktadır.

Galata Kulesi

Galata Kulesi
Galata Kulesi

Dünyanın en eskilerinden bir tanesi olan Galata Kulesi 528 tarihinde Bizans İmparatoru Anastasius Oilosuz tarafından yaptırılmıştır. Geçirmiş olduğu felaketlerden sonra farklı zamanların dönemlerinde köklü revizyon süreçleri geçirmiş olan kuleye günümüzdeki şeklini II. Mahmut zamanında yaptırılmıştır. Turizme kazandırılan 1967 tarihinden bu yana gezginlerin İstanbul Avrupa Yakası Gezilecek yerler listesindeki vazgeçilmez noktalarından bir yer olarak almaktadır. 70 metre yüksekliğe sahip bu inşada kent manzarası izleyebilecek olduğunuz seyir terası imkanı olup, yemek yiyebilecek olduğunuz bir restoran bulunmaktadır.

Yedikule Hisarı

Yedikule Hisarı
Yedikule Hisarı

İstanbul’un en eski olan açık hava müzesidir. Fakat 3 4 senedir turizm bakanlığı tarafınca tadilata alınmış olup, ziyarete kapatılmıştır. Yedikule Zindanları olarak da bilinmekte olan bu yer, konserlerin, etkinlik alanı ve çeşitli programların düzenlenmekte olduğu tarihi bir mekandır.

Anadolu Hisarı

Anadolu Hisarı
Anadolu Hisarı

1300’lü senelere dayanmakta olan Anadolu Hisarı ve çevresinde sevebilecek olduğunuz bir çok gezilecek yerler bulunmaktadır. Şehrin denize akmakta olan Göksu deresini ve çevresini kesinlikle ziyaret etmelisiniz. Sabahları kahvaltı yapabilecek olduğunuz bir çok mekan burada yer almaktadır.

Beylerbeyi Sarayı

Beylerbeyi Sarayı
Beylerbeyi Sarayı

Beylerbeyi Sarayı tasarımında Sarkis Balyan’ın imzası yer almaktadır. 1860 ile 1865 seneleri arasında Sultan Abdülaziz tarafınca konuk evi düşünülerek yaptırılmıştır. Dış mimarisinde sadeliğin ön plana çıktığı Beylerbeyi Sarayı, Barok stilinden izlerde taşımaktadır. İç kısmında yer almakta olan altın işçiliği ile ziyaretçilerini harika bir manzara bekliyor. 24 adet odası olan bu sarayın en önemli bölümü haremlik ve selamlık bölümündeki hamamları, kabul salonu olarak gösteriliyor. Saray bünyesinde Mermer, Ahır ve Sarı köşkler yer alıyor.

Vialand

Vialand
Vialand

Çocuklara yönelik güzel bir istanbul gezisi yapmak istiyorsanız, öncelikli Vialand tercih etmelisiniz. 600 bin metrekarelik alan içerisinde her yaşa ve zevke uygun olarak eğlencelerin barınmakta olduğu Vialand 2013 senesinde faaliyete geçirilmiştir. 110 bin metrekarelik bir alan içerisinde alışverişe ve yeme-içme bölümüne ayrılmış olan tempa parkında çocuklara yönelik olarak hem eğlence hem öğretim sağlanması amaçlanıyor. Çocuklu ailelerin burada gün boyu eğlenecek olduğundan emin olabilirsiniz. Her yaş grubuna ait oyuncakların yer aldığı Vialand da eğlence sizleri bekliyor.

Miniatürk

Miniatürk
Miniatürk

Sloganı ‘Büyük Ülkenin Küçük Bir Modeli’ olarak 2003 senesinde hizmete açılmıştır. 60.000 metrekarelik bir alan üzerinde olan ve tema parkının en önemli özelliği yer alan burada 3000 senelik süreç içerisinde Anadolu’da ve Osmanlı coğrafyasında inşa edilmiş olan 134 eserin 1/25 oranında küçültülmüş şekilde kopyaları barınmaktadır.

Bir çok yerin minyatürünün yer aldığı burada Ayasofya, Dolmabahçe Sarayı, Galata Kulesi gibi bir çok simgelerin yapılarınında bulunduğu bu alanda gezi yaptıktan sonra oyun alanlarında veya alışveriş bölümlerinde vakit geçirebilirsiniz. Tesis içerisinde minyatürlere ait olarak 9 farklı dil seçeneğinde turistlere hizmet sağlanmaktadır.

Ayasofya Müzesi

ayasofya müzesi
ayasofya müzesi

İstanbul’da birçok müze ve bu tarzda tarihi yer bulunmaktadır. İstanbul kaynaklarda tarihin göbeği olarak nitelendirilmektedir. Bundan dolayı İstanbul’da gerçek anlamda tarihi hikâyelere ve efsanelere sahip birçok yapı bulunur. Ayasofya Müzesi ise bu yapılardan birisidir. Ayasofya Müzesi, yapıldığı günden günümüze kadar sağlam bir şekilde ayakta durmayı başarmıştır. İhtişamı, büyüklüğü ve işlevselliği yönünden sanat dünyasında önem arz eden nadide eserlerdendir. İstanbul’u bilen ya da duyan birçok kişi Ayasofya Müzesinin ismine aşinadır. Eski dönemlerde Doğu Roma İmparatorluğu’nun İstanbul’da yaptığı en büyük kiliselerden birisidir. Geçmiş dönemde kilise olarak kullanılmaktaydı. Hatta şimdiki Ayasofya müzesi ilk yapıldığında ‘’Megale Ekklesia’’ adı ile bilinmekteydi. Bu ismin anlamı ise ‘’Büyük Kilise’’ idi. İstanbul’da gezmek istediğinizde Ayasofya müzesine gitmeyi tercih ederseniz, yapı üzerindeki motiflere dikkat etmenizi öneririz. Aynı zamanda 5. Yüzyılda Ayasofya (Kutsal Bilgelik) olarak tanımlanmaktaydı.

Ayasofya müzesi gezilecek yerleri
Ayasofya müzesi gezilecek yerleri

Yerebatan Sarnıcı

Tarihi gezilerin en büyük uğrak mekânlarından birisi olan Yerebatan sarnıcı, I. Justinianus tarafından yaptırılmıştır. Yerebatan Sarnıcı olarak bilinen bu yapının yapılış tarihi 532 olarak bilinir. Halk arasında ve Tur rehberleri arasında birçok hikâye, efsane anlatılsa da gerçek hikâyesini bilen kişi sayısı oldukça azdır. Yerebatan sarnıcı, tarihin konu olduğu kaynaklarda ‘’Bazilika Sarnıcı’’ olarak ta geçer. 100 bin ton su kapasitesi olan bu sarnıcın, uzunluğu 140 m olmakla birlikte, genişliği 70 m’dir. 52 basamaklı merdiveni bulunan yere batan sarnıcı, 9.800 m2 alana kurulmuştur.

Yerebatan Sarnıcı
Yerebatan Sarnıcı

İstanbul’un Fatih Sultan Mehmet tarafından fethedilmesinin ardından 1453 yılında bir süre daha bu sarnıç kullanılmıştır. Aynı zamanda Topkapı Sarayının su ihtiyacı ise, bu sarnıçtan karşılanmaktaydı. Geçmiş dönemde yaşayan insanların su sıkıntısı çekmesi sebebi ile, Osmanlı Devleti tarafından su tesisleri kurulmuş, tesislerin kurulmasından sonra bu sarnıç kullanılmamıştır.

Süleymaniye Camii

Oldukça ünlü olan ve birçok turistin adeta akın ettiği Süleymaniye Camii, Mimar Sinan tarafından yapılmıştır. Mimar Sinan’ın en güzel eserlerinden birisi olan camii görülmeye değer, eşsiz bir atmosfere sahiptir. İstanbul’a gelen turist kafilelerinin büyük bir kısmı Süleymaniye camisine uğramaktadır. 1550 – 1557 yılları arasında Kanuni Sultan Süleyman adına yapılan bu eser, günümüzde büyük ilgi görmektedir. Eski dönemlerde yapılan Osmanlı eserlerinin yakınında medrese, hastane, hamam, kütüphane, aşevi gibi yerler bulunmaktaydı. Süleymaniye Camisi de Osmanlı Mimarisi tarzında yapılmıştır çevresinde bu tarz yerler görebilirsiniz. Oldukça yoğun ilgi gören Süleymaniye Camiinde 4 adet minare bulunmaktadır. Mimar Sinan’ın en güzel eserlerinden birisi olan bu camiinin 4 minaresinin bulunmasını sebebi ise, İstanbul’u fetheden Kanuni Sultan Süleyman’ın 4. Padişah olmasıdır.

Süleymaniye Camii
Süleymaniye Camii

Süleymaniye Camii ziyaretini gerçekleştiren herkes, içerideki akustiği fark eder. Eski dönemlerde her konuda hassasiyetle çalışıldığından oraya büyük işçilik çıkardı. Mimar Sinan bu konuda gerçek özel biriydi. Yapmış olduğu tüm eserlerde aynı akustik hava yakalanmış, günümüzde de bu akustiğin nasıl yakalandığı çözümlenememiştir. Mimar Sinan’ın eserlerinde ortaya çıkan bu akustik durumu, birçok kaynakta kullanılan malzemelerden dolayı olduğu iddia edilmektedir. Fakat bu tarz bir akustiğin, malzeme ile değil, ustalık ile alakalı olduğunu savunan kesimde bulunmaktadır. Eğer İstanbul’da Süleymaniye Camiine gitmeyi düşünürseniz, canlı olarak ortamdaki akustiği test etmelisiniz.

Fener Balat Cibali

İstanbul’u gezmek için gelen bir kişi tarafından çok bilinmese de, Fener Balat Cibali’nin gerçekten bilinmesi gereken bir hikâyesi var. Dönemin hissiyatını tam anlamı ile yaşatan ve yapının içerisine girdiğiniz anda hikâyedeki o anın kokusunu almanızı sağlayan, sizi tarihsel bir yolculuğun derinlerine sürükleyen nadide eser hakkında doğruluğu tartışılan birçok efsanevi hikâye anlatılmaktadır. Bu yapının hikâyesi, İstanbul fethine kadar dayanmaktadır. İstanbul Avrupa yakasına gittiğinizde mutlaka görmeniz gereken bir yer olan Fener Balat Cibali, Fetih sırasında Osmanlı yeniçerileri tarafından ilk defa surları kırılarak girilen yer özelliğine sahiptir. Aynı zamanda yapının ismi Cibali değil, Cebe Ali olarak bilinmektedir. Zamanla Cece Ali kelimesi Cibali olarak dillendirilmiştir.

Fener Balat Cibali
Fener Balat Cibali

Fatih İstanbul’u fethetmeye hazırlandığında yanında Cebe Ali adından biri varmış. Efsaneye göre, Cebe Ali üzerindeki montu çıkarır ve karşı kıyaya geçmesi gerektiğinden müritleri ile birlikte yanında getirdiği postu suya atarak karşıya kıyıya geçer. Bu durumu gören Bizanslı Askerler aşırı derecede korkmuş ve kaçmışlar. Günümüzde Fener Balat Cibali yapısının bir kısmı harap olmuş durumdadır. Tarih kokulu ve tarihin her anını yaşatan gezi planınıza bu yerleri dahil ederek, İstanbul’un hikâyesi bol yerlerini araştırıp yeni bilgiler edinebilirsiniz. İstanbul’da genel olarak bilindik yerler ziyaret edilmektedir. İstanbul’un birçok yeri ziyaretçilere açık olmasına rağmen, tur şirketleri tarafından keşfedilmediğinden bu tarz yerlere ilgi gösterilememektedir.

Bozdoğan Su Kemeri

Kültürel ve derin izlere sahip olan İstanbul’da Roma dönemi ait oldukça fazla yapıt bulunmaktadır. Roma döneminden günümüze kadar ulaşan yapılardan biriside Buzdoğan Su Kemeridir. Buzdoğan Su Kemeri, Doğu Roma İmparatorluğu tarafından M.S 378 yılında Flavius Lulius Valens’in emri ile yaptırılmıştır. Bundan dolayı da ‘’Valens Su Kemeri’’ olarak ta bilinmektedir. Eski dönemlerden kalan bu yapı 250 metre civarında yapılan su taşıma sisteminin bir parçasıdır.

Bozdoğan Su Kemeri
Bozdoğan Su Kemeri

Hikâyesi Antik döneme kadar dayanan bu yapının, Antik döneme ait en büyük su kanalı tesisi olduğu tahmin edilmektedir. Tarih boyunca İstanbul su sıkıntısı çekmekteydi. Su sıkıntısını çözmek amacı ile yaptırılan bu kemer, I. Justiyen tarafından Roma döneminde İstanbul’un en büyük su deposu olarak bilinen Yerebatan Sarnıcına bağlanmıştır. Bir süre İstanbul’un rahatlamasını sağlayan tesis, 626 yılında Türkler ile çıkan savaşta bir kenarını yıkıldı. Fakat birçok kitapta hala bu kemerin bir kısmının neden yıkıldığı tam anlamı ile bilinmemektedir. Tarihte birçok sıkıntının çözümü olarak kullanılan Buzdoğan Su Kemerini ziyaret edebilir, inceleyerek o dönemin şartlarına göre işçiliğin nasıl olduğunu gözlemleyebilirsiniz.

İstanbul avrupa yakası gezilecek yerler olarak karşı yakaya anadolu yakasında gezmek istiyorsanız, ilk olarak

Kadıköy Gezilecek Yerler gitmelisiniz.

Saklı Göl 

 

Benzer Görülmesi Gereken Yerler

Yuvarlakçay Muğla`nın Saklı Cenneti

Sinem

Uzungöl Doğa Harikası

Sinem

Uludağ Gezilecek Yerler

Sinem

Trabzon Maçka’da Sümela Manastırı

Sinem

Şirince Köyü Gezilecek Yerler

Sinem

Sera Gölü – Trabzon

Sinem

Selçuk Gezilecek Yerler

Sinem

Salda Gölü Nerede? Nasıl Gidilir ?

Sinem

Saklıkent Kanyonu Fethiye

Sinem

3 Yorumlar

Yaşam Ve Moda Notlarım 10 Ağustos 2019 at 12:49

Harika kahvaltısı yapmak için güler yüzlü çalışanları kendinizi evinizde gibi hissedeceğiniz Çeşme Bazlama Kahvaltı – Nişantaşı tabi ki ev yapımı yapılan reçelleri tek kelime ile Muhteşem herkese şiddetle tavsiye edebilirim mutlaka deneyin görün 👍😊

Cevapla
Yeşildağ nakliyat 12 Ağustos 2019 at 22:32

Çok yardımcı oldu. Teşekkür ederim.

Cevapla
Hüseyin Gümet 12 Ağustos 2019 at 22:32

Avrupa yakasında oturan birisi olarak gezmedıgım 3 ya da 4 yer kalmıştır onu da sayenizde hallettım teşekkürler

Cevapla

Yorum Yaz